20. yüzyıla giriş: deneyim, varoluş ve dil çözümlemesi
Konunun mantığı
20. yüzyıl felsefesi, tek bir problem veya tek yöntemle açıklanamaz. Fenomenoloji, varoluşçu düşünceler, analitik yaklaşımlar, hermeneutik ve başka yönelimler farklı soruları öne çıkarır. Bilim, toplum ve tarihsel dönüşümlerle ilişkiler vardır; fakat bütün düşünürler bilime karşıdır veya hepsi aynı anlam ölçütünü kullanır genellemesi yapılmaz. Bir akım adı kadar düşünürün hangi metninde hangi soruya cevap verdiği de önemlidir. Bu ders seçilmiş üç problem alanına dar giriş yapar.
Husserl bağlamında bilinç bir şeye yönelmesiyle incelenir: algılanan, hatırlanan veya hayal edilen şeyin deneyimde nasıl belirdiği sorulur. Yönelinen şeyin bilinçte konu olması, onun dış dünyada aynı biçimde var olduğunun tek başına kanıtı değildir. Paranteze alma, doğal tutumdaki kabulleri inceleme için devre dışı tutarak verilme biçimine odaklanmayla ilgilidir; nesnenin yokluğunu kesin ilan etmek veya belleği silmek değildir. Birkaç deneyim cümlesiyle bütün fenomenolojik çözümleme tamamlandı da denmez.
Varoluşçu düşünceler insanın yaşantısı, seçim, anlam ve sorumluluk sorularını farklı biçimlerde ele alır. Sartre bağlamında insanın kendini seçimleriyle oluşturması vurgusu, bütün yaşam koşullarını istediği gibi belirlediği anlamına gelmez. Verilmiş durumlar içinde tutum ve eylemle sorumluluk ilişkisi araştırılır. Bu odağı her tercihin sonuçsuz olduğu keyfî istekçilik veya bütün varoluşçu düşünürlerin aynı inanca sahip olduğu iddiasıyla eşitlemeyiz. İnsanın anlam ve seçim soruları, tek bir kişilik teşhisi değildir.
Analitik yönelimlerde kavramların ve ifadelerin nasıl kurulduğunu açıklaştırma önemli bir çalışma alanıdır. Wittgensteinın erken Tractatus metninde felsefi etkinliğin düşünceleri mantıksal açıklığa kavuşturması öne çıkar. Bir cümlenin hangi anlama geldiğini belirlemek, onun dış dünyadaki iddiasının doğru olduğunu ayrıca göstermiş olmak değildir. Bu erken metin bütün analitik düşünürlerin veya Wittgensteinın bütün dönemlerinin özeti sayılmaz. Dil çözümlemesi yalnız noktalama düzeltmesiyle de sınırlanmaz.
Mantıkçı pozitivizmde bazı yaklaşımlar olgusal anlam için deneysel sınanma/doğrulanabilirlik ölçütlerini öne çıkarmış, mantık ve matematiği ayrı bir statüde ele almıştır. Burada anlamlı sayılma ile fiilen doğru bulunma farklı sorulardır: yanlış çıkabilen bir olgu iddiası, sırf yanlış diye bu ölçütte otomatik anlamsız değildir. Ölçütler kendi içlerinde ve başka yaklaşımlarca tartışılmıştır. Fenomenolojik betimleme, varoluş incelemesi ve dilsel anlam denetimi tek yöntem veya birbirinin tümüyle yerini alan işlemler gibi kullanılmaz.
Paranteze alma nesneyi yok sayma; seçim bütün koşullara hâkim olma; anlamı açıklamak doğruluğu kanıtlama değildir. Akım adı kişi ve metin farkını silmez.
Adım adım bir örnek
Özgün kurmaca bir sergi notunda ziyaretçi uzaktan duyduğu ezgiyi çocukluğuyla bağlantılı bir hatıra olarak deneyimliyor. A incelemesi ezginin hatırlanan/duyulan olarak bilinçte nasıl belirdiğini, dış kaynağın ne olduğunu bu aşamada karara bağlamadan betimlemeyi amaçlıyor. B incelemesi salondaki sesin hangi cihazdan geldiğini ölçmeye yöneliyor. Gerçek Husserl alıntısı veya psikolojik deney değildir.
Sorunun odağını belirle
- A, deneyimde belirme ve yönelimi inceliyor; B fiziksel kaynak sorusunu ölçüyor.
- A’nın bu aşamada dış kaynağı karara bağlamaması kaynağın bulunmadığını kanıtlamaz.
- İki araştırma odağı aynı cevap türünü istemiyor.
Sınır: A yalnız fenomenolojik incelemeye bir hazırlık benzerliğidir; tüm yöntemin veya öz incelemesinin tamamlanmış uygulaması değildir.
Askıya alma ile olumsuz hükmü karşılaştır
- Bir hükmü bu aşamada kullanmamak, onun yanlışlığını ileri sürmekten farklıdır.
- B ölçümü kaynak hakkında veri sağlayabilir; A’nın deneyimin verilme sorusunu kendiliğinden tüketmez.
- Hatırlama kaydı ziyaretçinin bütün geçmişinin veya kişilik tipinin kesin ölçümü sayılmaz.
Sınır: Burada gerçek duyum testi, klinik yorum veya kişiye tanı/tedavi yoktur.
A notuna sesin dış dünyada bulunmadığı kesindir hükmü eklenseydi yalnız askıya alma diye yorumlanabilir miydi?
Hatayı bul
“Bir iddia deneysel sınama sonunda yanlış çıktı; öyleyse anlamı zaten açık olsa bile mantıkçı pozitivizmin bütün biçimlerinde zorunlu anlamsızdır.” İlk hata nedir?
İlk hatayı göster
İlk hata: Olgusal doğruluk sonucunu anlamlılık/sınanabilirlik ölçütüyle özdeşleştirip farklı görüşlere de tek ölçüt dayatmasıdır.
Yanlış çıkabilen olgusal iddia sınanma konusu olabilir. Bu dersteki dar anlamlılık ölçütüyle doğru bulunma ayrı sorulardır; bütün akımların ve ölçüt sürümlerinin aynı olduğu da varsayılmaz.
Çalışılmış sergi notuna sesin dış dünyada kesin bulunmadığı hükmü eklenseydi yorum nasıl değişirdi?
Bu ek cümle artık yalnız dış varlık hükmünü askıya alma değil, dış varlık hakkında olumsuz bir iddia içerirdi. Askıya alma ile özdeş sayılamaz; ek hükmün dayanağı ayrıca sorulurdu. Deneyimin betimlenmesi tek başına o dış hükmü vermez.
Dersin soruları
1Özgün kurmaca bir okur, romandaki deniz fenerini hayal ediyor. İnceleme, hayal edilen fenerin bu deneyimde nasıl konu olduğunu soruyor; dışarıda böyle bir fener bulunduğu veya bulunmadığına bu aşamada hükmetmiyor. Bu, Husserl yönelim/paranteze alma kavramlarına dar hazırlıktır. Hangi yorum bu sınırı korur?
Bu soruda hata mı var?2Kurmaca bir öğrenci grubu sınırlı zaman ve mevcut okul olanakları içinde iki geçerli proje konusu arasından seçim yapıyor. Tartışma notu, koşulların tamamını kendilerinin yaratmadığını; seçtikleri hedefe yönelik eylemleri ve sonuçlarla ilişkili sorumluluklarını yine inceleyebileceklerini söylüyor. Bu gerçek Sartre alıntısı veya ahlaki tek doğru kararı değildir. Sartreın burada tanıtılan seçim/sorumluluk odağına dar benzerlik hangi yorumla kurulabilir?
Bu soruda hata mı var?3Kurmaca bir dil atölyesinde “Bütün kutular ağır değil” cümlesinin I:kutuların hiçbiri ağır değil ve II:kutuların en az biri ağır değil okumaları ayrılıyor. Üç kutunun ağırlık bilgisi henüz yoktur. Atölye iki ayrı iddia hâline getirerek anlamı açıklaştırıyor; hangi iddianın doğru olduğunu ölçmüyor. Hangi değerlendirme uygundur?
Bu soruda hata mı var?Kendini dene
Tüm soruları cevapla. Bitirince puanını ve zorlandığın noktaları göreceksin.
1Kurmaca bir günlükte üç kayıt vardır: Mina sabah duyduğu ezgiyi hatırlıyor, öğleden sonra bir kuş sesini algılıyor, akşam kafasında bir köprü hayal ediyor. İnceleme her kayıtta yönelinen şeyin deneyimde nasıl belirdiğini soruyor. Bu inceleme için hangi ifade doğrudur?
2Kurmaca bir inceleme notu, masadaki fincanı betimlerken dış varlık hükmünü bu aşamada askıya almak istiyor. Betimleme dış nesneye ilişkin karar vermeden fincanın deneyimde nasıl verildiğine odaklanmalı. Bu çerçevede hangi betimleme uygundur?
3Kurmaca iki kişi aynı kötü hava koşulunda sınav günü yola çıkıyor. Selim “Hava benim seçimim değildi; ne yaptıysam sorumlu değilim” diyor. Tuna “Rotamı ben seçtim; hava dahil her şeyi ben belirledim” diyor. Sartre bağlamındaki seçim ve sorumluluk odağına göre iki cümle için hangisi doğrudur?
4Kurmaca bir öğrenci özet yazıyor: “Wittgenstein erken metninde felsefenin işini mantıksal açıklığa kavuşturmak olarak görmüştür; demek ki onun bütün dönemleri ve bütün analitik düşünürler felsefeyi yalnız cümle düzeltmesi sayar.” Bu özet nasıl düzeltilmelidir?
5Kurmaca bir yazı atölyesinde üç etkinlik vardır. X: “Dün gece, yağmur yağdı” cümlesindeki virgülü silmek. Y: “Kapı açıktı” cümlesinin hangi kapıya ve hangi zamana ilişkin bir iddia kurduğunu ayrıştırmak. Z: “Kapı açıktı” iddiasının doğru olup olmadığını kapıya bakarak denetlemek. Felsefi dil çözümlemesine (anlamı açıklaştırmaya) en yakın etkinlik hangisidir?
6Kurmaca bir seminer notu iki tür ifadeyi ayırıyor: olgusal iddialar (örnek: “Bu odanın sıcaklığı şu an 18 derecedir”) ve mantık ya da matematik ifadeleri (örnek: “Üç artı iki beştir”). Not, mantıkçı pozitivizmde bazı yaklaşımların olgusal anlam için deneysel sınanma ölçütünü öne çıkardığını, mantık ve matematiği ayrı bir statüde ele aldığını belirtiyor. Hangi yorum bu çerçeveye uygundur?
7Kurmaca bir seminer tutanağında bir cümle için üç ayrı soru yazılmış: Q1 cümlenin hangi iddiayı kurduğu ayrıştırıldı mı? Q2 İddia deneysel olarak sınanabilir mi? Q3 Sınama yapıldığında iddia doğru çıktı mı? Tutanak, bir sorunun cevabının ötekileri kendiliğinden belirleyip belirlemediğini soruyor. Hangi yorum üç soruyu farklı sorular olarak korur?
8Kurmaca bir çalışma planının yöntem sütununda şu yazıyor: “Fenomenolojik betimleme yapılacak; aynı veri için dil çözümlemesi ve varoluşsal seçim analizi aynı işlem olarak tekrarlanacak.” Plan hazırlayıcısı “Hepsi yirminci yüzyıl felsefesi olduğuna göre tek yöntemdir” diyor. Plan için dersle uyumlu düzeltme hangisidir?
9Kurmaca bir öğrenci iki araştırma notu yazıyor. Not A: “Gençlik kampı hatıram bende nasıl belirir?” Not B: “Kamp başkanlığı teklifini kabul ya da reddetmedeki seçimimde ve sorumluluğumda ne vardır?” Dersle uyumlu eşleştirme hangisidir?
10Kurmaca bir gözlemevi günlüğünde şu iddia yazılı: “Önümüzdeki ay ilk perşembe gecesi gökyüzünde şu ışık kaydedilecektir.” Henüz o gün gelmemiştir ve sınama yapılmamıştır. Mantıkçı pozitivizmdeki anlamlılık ve doğruluk ayrımını koruyan yorum hangisidir?
Aklında kaldı mı?
Fenomenolojik paranteze alma nesnenin yokluğunu kesin ilan etmek midir?
Bu tanıtımda hayır. Dış varlık hakkında doğal tutumdaki hükmü bu incelemede devre dışı tutmak, karşıt hükmü ispatlamak değildir. Deneyimde belirme ve yönelim incelenir.
Bir cümlenin anlamını açıklamak doğru olduğunu kanıtlar mı?
Hayır. Hangi iddianın kurulduğu ile iddianın olgulara uyup uymadığı farklı sorulardır. Doğruluk, bağlama göre ayrıca ölçüm veya gerekçe gerektirir.
Kaynak ve kontrol durumu
Bu ders Hepnot için hazırlandı; üçüncü taraf soru kitabından soru veya görsel aktarılmadı. Bu, başka içerikle benzerlik olmadığının garantisi değildir.
Branş editörü incelemesi ve müfredat eşleştirmesi sürüyor; bu nedenle ders taslak olarak işaretlidir.
Müfredat için başvurulacak kaynak: MEB öğretim programları.