İntak: anlatıda söz sahibi yapılan insan dışı varlık
Konunun mantığı
Kişileştirmeyi önceki derste insan dışı varlığa insan duyuş veya davranışı yükleme olarak öğrenmiştik. Yeni ayrım, bu varlığın anlatı içinde kendi sözü olan bir özne gibi konuşturulmasıdır: buna intak denir. Bir nesnenin gücenmesi kişileştirmeyi destekleyebilir; fakat o nesnenin söz söylediği ayrıca verilmedikçe konuşturma sonucu otomatik çıkmaz. Söz sanatı incelemesi, insan dışı bir adın yalnız cümlede görünmesine değil o varlığa hangi rolün verildiğine dayanır.
Özgün bir kurmacada “Eski harita unutulduğuna gücendi.” sözü, haritaya insan duygusu yükler ama onun söylediği bir söz vermez. Aynı kurmaca dünyada “Harita, Beni katladığın yerlerden de okuyabilirsin, dedi.” denirse harita bir ses kaydı çalan araç değil söz söyleyen kurmaca varlıktır; intak dayanağı oluşur. Bu ders için yazılan bu sözler herhangi bir şairin alıntısı değildir. Tırnak veya konuşma çizgisinin yazılışını saymaktan önce, sözün kurmacada kime ait olduğu sorulur.
Bu okul sınıflamasında intak bulunan yerde kişileştirme de bulunur: insan dışı varlığa insana özgü bir konuşma rolü verilmiştir. Tersi zorunlu değildir; gücenme, imrenme veya utanma gibi insan duygularının yüklenmesi konuşma olmadan da kurulabilir. Bu yön farkı iki sanatın birbirini dışladığı anlamına gelmez. Bir ifadede intak, kişileştirme ve başka benzerlik ilişkileri birlikte tartışılabilir; soru istenen dayanağı açık tutmalı, yalnız bir sanat etiketiyle ötekileri yasaklamamalıdır.
Anlatıcının bir sözü bize aktarmasıyla o sözün anlatıdaki sahibi ayrı olabilir. İnsan anlatıcı insan dışı karakterin sözünü aktarıyorsa bu, konuşturmayı yok saydırmaz; tersine insan karakterin kendi sözünü aktarması tek başına intak değildir. Bir cihazın önceden kaydedilmiş insan sesini çaldığını açıkça bildiren gerçekçi teknik kayıt da cihazı kendi düşüncesiyle konuşturan kurmacayla özdeş değildir. Ses çıkaran hayvan, taklit veya cihaz gibi düz anlamın mümkün olduğu belirsiz bağlamlarda otomatik sanat teşhisi yerine metnin ne kurduğunu araştırırız.
Aşağıdaki örnekler insan dışı varlığın söz sahibi yapılmasını, konuşmasız kişileştirmeyi ve olağan insan/cihaz söz aktarımını açık bağlamlarla karşılaştırır. Gerçek bir hayvanın ne düşündüğünü, bir cihazın bilinçli olup olmadığını veya bütün anlatıcıların niyetini ölçmüyoruz. Kurmaca sözün varlığını ve sahibini gösterip yönlü kapsama ilişkisini sınırlı örnekle uyguluyoruz. Bu paket bütün söz sanatlarını veya bu sanatların her okurdaki estetik etkisini tamamlamaz; özgün mini metinler de öğrenci pilotu görmüş ölçme araçları değildir.
İntak, insan dışı varlığın anlatıda konuşturulmasıdır; bu okul sınıflamasında kişileştirmeyi de içerir. Konuşmasız kişileştirme mümkündür. Sözün sahibi, aktaran anlatıcı ve kayıt çalan cihazı birbirine karıştırma.
Adım adım bir örnek
Bu ders için yazılan kurmaca minik anlatıda I “Eski harita unutulduğuna gücendi.” II “Harita, Beni katladığın yerlerden de okuyabilirsin, dedi.” Gerçek konuşan aygıt veya kayıt yok; IIde harita insan gibi söz sahibi yapılmıştır. Yalnız açıkça verilen duygu ve söz ilişkileri karşılaştırılacaktır.
Özellik ve söz sahibi sütunları
- Ide gücenme insan duygusu olarak haritaya verilir: kişileştirme için dayanak var, haritanın söylediği söz yok.
- IIde harita kendi sözünün sahibi yapılmıştır: intak vardır; konuşma rolü nedeniyle kişileştirme de vardır.
- I kişileştirmenin her zaman intak gerektirmediğine; II ise intak ile kişileştirmenin birlikte bulunmasına açık örnektir.
Sınır: Bu iki örnekteki desteklenen ilişki incelenir; bütün olası imgeler veya gerçek yazar niyeti hakkında sonuç verilmez.
Anlatan ile konuşanı ayır
- Cümleyi aktaran bir anlatıcı bulunması, IIde konuşan karakterin harita olduğu bilgisini kaldırmaz.
- Harita yalnız bir insanın kaydedilmiş cümlesini çalan araç diye tanımlansaydı, bu aynı kurmaca söz sahipliği olmazdı.
- Sorulan sözün kimin duygusu/düşüncesi olarak verildiğini metinden göster; tırnak veya dedi sözcüğü tek başına karar değildir.
Sınır: İkinci adım henüz gerçekleşmiş metin değil koşullu karşılaştırmadır. Belirsiz düz anlamlı kullanımlar tek etikete zorlanmaz.
IIyi anlatıcı aktarıyor diye intak yok demek hangi iki rolü birbirine karıştırır?
Hatayı bul
“Boş çerçeve imrendiğine göre kesin konuşmuştur. Ayrıca bir nesnenin sözünü insan anlatıcı aktarırsa o söz artık nesneye ait olamaz; intak yoktur.” İlk hata nedir?
İlk hatayı göster
İlk hata: İnsan duygusu yüklenmesinden, metinde söz verilmese de konuşmanın zorunlu gerçekleştiğini çıkarmak.
Kişileştirme konuşmasız da bulunabilir. İntak için insan dışı varlığın anlatıda konuşturulmasına dayanak gerekir; sözün aktarıcısı ile kurmaca sahibi ayrılır. İnsan anlatıcının varlığı, insan dışı karakterin söz sahibi yapılmasını otomatik ortadan kaldırmaz.
Çalışılmış IIdeki söz kaldırılıp yalnız “Harita unutulduğuna gücendi.” bırakılırsa hangi açık dayanak korunur, hangisi artık yoktur?
Gücenme duygusunun haritaya verilmesiyle kişileştirme dayanağı sürer. Haritanın söylediği söz artık verilmediğinden bu parçadan intak sonucu aynı açıklıkta kurulamaz. Kişileştirmenin her zaman konuşturma olmadığı görünür; bu rehberli yakın dönüşüm gecikmeli bağımsız aktarım ölçümü değildir.
Dersin soruları
1Özgün masalsı bir parçada “Taş, Beni yoldan kaldırdın ama gölgemi nereye koyacaksın, diye sordu.” deniyor. Taş bir insanın lakabı değildir; kayıt cihazı veya ses kaynağı da yoktur. Kurmaca anlatıcı cansız taşı soru soran söz sahibi yapmıştır. Hangi değerlendirme verilen dayanağı korur?
Bu soruda hata mı var?2Üç özgün bağlam: I Bir insan kütüphaneci “Kapıyı kapatacağım.” der; söz kendisinindir. II Teknik kayıtta hoparlör, kütüphanecinin önceden kaydedilmiş aynı cümlesini çalar; cihazın kendi duygusu veya sözü olarak verilmez. III Masalsı anlatıda boş raf “Beni yalnız kitapla değil, biraz da merakla doldurun.” der; gerçek aygıt yok, raf kendi isteğini dile getiren karakterdir. Yalnız bu açık konuşma ilişkileri bakımından hangi karşılaştırma doğrudur?
Bu soruda hata mı var?3Bu ders için yazılan üç kısa parça: A “Duvardaki boş çerçeve, yanındaki yeni resme imrendi.” Çerçeveye insan duygusu yükleniyor; onun söylediği hiçbir söz yok. B “Merdiven, Bugün ağır adımlarını ben de taşıyamıyorum, diye yakındı.” Masalsı bağlamda merdiven kendi sözünü söylüyor; gerçek cihaz yok. C “Resim öğretmeni, Bu çerçeveyi yarın kullanacağım, dedi.” Bu son söz insan karakterin kendisine aittir. Soru yalnız belirtilen ilişkilere dayanır. Bu parçalara göre intak–kişileştirme ilişkisini hangi yorum doğru açıklar?
Bu soruda hata mı var?Kendini dene
Tüm soruları cevapla. Bitirince puanını ve zorlandığın noktaları göreceksin.
1Aşağıdaki masalsı anlatım cümlelerinden hangisinde insan dışı bir varlık, kendi sözünü söyleyen özne olarak konuşturulmuştur? (Masalda nesneler kurmaca varlıktır; teknik kayıt olduğu yazılan sesler cihazın kendi sözü sayılmaz.)
2Özgün bir masalda evde beslenen papağan “Çay hazır!” diye bağırıyor. Önceki bölümde papağanın bu cümleyi evdeki insandan duyup tekrarlamayı öğrendiği anlatılıyor. Metinde papağanın kendi isteğini ya da kararını bildiren bir söz yoktur. Yalnız bu bilgilere göre hangi yaklaşım uygundur?
3Bir öğrenci aşağıdaki masalsı cümleleri etiketledi. Dersin intak–kişileştirme ilişkisine göre hangi etiket çelişkilidir?
4Anlatıcı, büyükbabasından dinlediği masalsı bir hikâyeyi aktarıyor: “Büyükbabam şöyle anlattı: Çocuk kuyunun başında durup, Su çok derinde, demiş.” Hikâyenin kurmaca olduğu bellidir; kuyunun ayrıca söylediği bir söz yoktur. Söz sahibi bakımından hangi çözümleme metne uygundur?
5Özgün masalda anlatıcı şunu yazar: Çınar, gölgesini yorgun yolculara bırakmak istediğini rüzgâra söyledi. Metinde tırnak, konuşma çizgisi ya da “dedi” sözcüğü yoktur; insan konuşması ve ses kaydı da yoktur. Dersin ölçütüne göre bu cümle için hangi sonuç savunulur?
6Taslak masalsı cümle: “Bavul, yolculuk boyunca omzumuzda sızlandı.” Cümlede bavulun söylediği bir söz yoktur. Öğrenci cümleyi intak içerecek biçimde değiştirmek istiyor. Hangi değişiklik bu amaca uygundur?
7Özgün öyküde Deniz, radyoya dönüp “Neden sustun?” diye soruyor. Radyo cevap vermiyor; metinde radyoya ait bir söz ya da düşünce yoktur. Bu bölüm için hangi değerlendirme dersle uyumludur?
8Özgün bir anıda yazar şöyle anlatır: Vadide bağırdım; sesim dağdan aynen geri döndü. Anlatımda gerçek bir yankı olayı vardır; dağa ait ayrı bir söz yoktur. Dağın söz sahibi yapılıp yapılmadığı sorulursa hangi sonuç desteklenir?
9Bir çizgi romanda gece bekçisinin kulübesindeki telsiz, “Beni kapatma; sesim kimseye ulaşmasa da konuşmak istiyorum.” diye yalvarıyor. Anlatım bu sözü telsizin kendi isteği olarak veriyor; kayıt ya da canlı insan sesi olduğuna dair bir bilgi yoktur. Hangi yaklaşım uygundur?
10Masalsı cümle: “Ay, utangaç bir yüzle göründü ve ‘Beni görmek için başınızı kaldırın.’ dedi.” Cümleden ‘ve … dedi’ kısmı çıkarılıp yalnız “Ay, utangaç bir yüzle göründü.” bırakılıyor. Dersin intak–kişileştirme ilişkisine göre hangi sonuç doğrudur?
Aklında kaldı mı?
İntak ve kişileştirme için hangi yön zorunlu, hangi ters yön zorunlu değildir?
Bu okul sınıflamasında intak kişileştirmeyi içerir. Ama kişileştirme konuşma olmadan duygu/davranış yükleyebilir; her kişileştirmeden intak çıkmaz.
Bir cümlede dedi veya tırnak görmek neden tek başına intak kanıtı değildir?
Sözün sahibi insan mı insan dışı kurmaca varlık mı, yoksa yalnız insan kaydı çalan araç mı bakılır. Aktaran anlatıcıyla konuşan karakter ayrılır; bağlamdaki gerçekçi veya masalsı rol belirleyicidir.
Kaynak ve kontrol durumu
Bu ders Hepnot için hazırlandı; üçüncü taraf soru kitabından soru veya görsel aktarılmadı. Bu, başka içerikle benzerlik olmadığının garantisi değildir.
Branş editörü incelemesi ve müfredat eşleştirmesi sürüyor; bu nedenle ders taslak olarak işaretlidir.
Müfredat için başvurulacak kaynak: MEB öğretim programları.